Yazdır
Gösterim: 569

CAN

Türkçedeki ‘’-ebilmek, - abilmek’’ eklerinin İngilizcede karşılığı ‘’can’’ yardımcı fiilidir. ‘’can’’ cümlede yalın halde bulunan fiilin önünde yer alır. Özne ister tekil ister çoğul olsun ‘’can’’ ve ‘’fiil’’ daima aynı şekilde kalır.

I can run. (ay ken ran) : Ben koşabilirim.

You can go. (yu: ken gou) : Siz gidebilirsiniz.

He can read. (hi: ken ri:d) : O (erkek) okuyabilir.

They can help. (dey ken help) : Onlar yardım edebilir.

 

Doris can speak English. ('doris ken spi:k ingliş) : Doris İngilizce konuşabilir.

Amy can learn Turkish. ('eymi ken lö:n ‘tö:kiş) : Amy Türkçe öğrenebilir.

We can help him. (wi: ken help him) : Biz ona (erkek) yardım edebiliriz.

I can eat the sandwich. (ay ken i:t dı: ‘senwiç) : Ben sandviç yiyebilirim.

The man can go there. (dı: men ken gou deı) : Adam oraya gidebilir.

 

‘’can’’ yardımcı fiili ile kurulan bir cümleyi olumsuz yapmak için ‘’can’’ den sonra ‘’not’’ getirmek yeterlidir.  Ancak ‘’can’’ ile ‘’not’’ bitişik yazılmalıdır. Bu ‘’can’’ e özgü bir durumdur. ‘’can’’ aynı zamanda ‘’not’’ ile birleşir ‘’can’t’’ diye yazılır (ka:nt) diye okunur.

cannot (‘kenıt veya kenot)

 

You can’t smoke . (yu: ka:nt smouk) : Siz (sigara vb.) içemezsiniz.

The boy can’t shut the window. (dı: boy ka:nt şat dı: ‘windou) : Erkek çocuk pencereyi kapatamaz.

Alex can’t go to the cinema on Friday. (‘eliks ka:nt gou tu dı: ‘sinımı on ‘fraydi) : Alex Cuma günü sinemaya gidemez.

Doris can’t take it. ('doris ka:nt teyk it) : Doris onu alamaz.

They cannot learn German. (dey ‘kenıt lö:n ‘cö:mın) : Onlar Almanca öğrenemez.

We can’t play in the house. (wi: ka:nt pley in dı: haus) : Biz evde oynayamayız.

 

‘’can’’ ile yapılmış cümleleri soru cümlesi yapmak için ‘’can’’ cümlenin başına alınır.

Can I eat the sandwich? (ken ay i:t dı: ‘senwiç) : Ben sandviç yiyebilir miyim?

Can we play in the house? (ken wi: pley in dı: haus) : Biz evde oynayabilir miyiz?

Can Doris speak English? (ken 'doris spi:k ingliş) : Doris İngilizce konuşabilir mi?

Can Brad take it? (ken bred teyk it) : Brad onu alabilir mi?

 

BU DERSTE GEÇEN SÖZCÜKLER

boy (boy) : erkek çocuk

can (ken) : -ebilmek, -ebilmek

can’t (ka:nt) : -ebilmemek, -abilmemek

cannot (‘kenıt veya kenot) : -ebilmemek, -abilmemek

cinema (‘sinımı) : sinema

English (ingliş) : İngiliz, İngilizce

Friday (‘fraydi) : Cuma

German (‘cö:mın) : Alman, Almanca

he (hi:) : o (erkek)

him (him) : onu, ona (erkekler için)

house (haus) : ev

I (ay) : ben

in (in) : içinde, içine, -de, -da

it (it) : o / onu, ona (cansız ve hayvanlar için)

man (men) : adam

on (on) : üstünde, üzerinde, -de, de

sandwich (‘senwiç) : sandviç

smoke (smouk) : sigara vb. içmek

the (dı:) : Türkçe çevirisi yoktur. Önüne geldiği ismin belirli, bilinen olduğunu gösterir.

there (deı) : orada, oraya

they (dey) : onlar

Turkish (‘tö:kiş)

to (tu) : -ye, -ya

to eat (tu i:t) : yemek

to help (tu help) : yardım etmek

to go (tu gou) : gitmek

to learn (tu lö:n) : öğrenmek

to play (tu pley) : oynamak

to read (tu ri:d) : okumak

to run (tu ran) : koşmak

to shut (tu şat) : kapatmak

to speak (tu spi:k) : konuşmak

to take (tu teyk) : almak

we (wi:) : biz

window (‘windou) : pencere

you (yu:) : sen, siz

 

İNGİLİZCEDE ÇOK KULLANILAN DEYİŞLER – 4

 

How’s life? (hauz layf) : Ne var, ne yok?

How’s it going? (hauz it gouing) : Nasıl gidiyor?

Not bad. (not bed) : Fena değil.

I am fine. (ay em fayn) : İyiyim.

See you. (si: yu:) : Görüşürüz.

See you later. (si: yu: leytı) : Sonra görüşürüz.

Bye bye. (‘bay ‘bay) : Bay bay.

Good bye. (gud ‘bay) : Güle güle.

Come again soon. (kam ı’gen su:n) : Yine buyurun.

 

ALIŞTIRMA SORULARI - 40

 

1. ‘’Bugünlerde uyuyamıyorum.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) I can speak this day.

B) I can sleep these days.

C) I can speak these days.

D) I can’t sleep these days.

E) I can’t speak these years.

 

2. ‘’Pazar günü gelemeyiz.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) We cannot come on Saturday.

B) We cannot come on Sunday.

C) They cannot come on Saturday.

D) They cannot come on Saturday.

E) We cannot come on Wednesday.

 

3. ‘’Siz İngilizce konuşabilir misiniz?’’ cümlesinin İngilizce çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Can you speak English?

B) Can you speaks English?

C) Can I speak English?

D) Can I speaks English?

E) Can you speak French?

 

4. ‘’Carol can clean the table.’’ cümlesinin Türkçe çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Carol sırayı temizleyebilir.

B) Carol masayı temizleyebilir.

C) Carol sırayı itebilir.

D) Carol sırayı çekebilir.

E) Carol sırayı atabilir.

 

5. ‘’Size yardım edebilir miyim?’’ cümlesinin İngilizce çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Can you come with me?

B) Can you go with her?

C) Can you help me?

D) Can I help you?

E) Can I help him?

 

 

Önceki Derste Yer Alan ''Alıştırma Soruları -  39' un cevapları:

1.

 

2. ‘’İzmir, Türkiye’nin batısındadır.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi ‘’Izmir is in the west of Turkey.’’ cümlesidir.

 

CEVAP: C

 

3. ‘’Hakkari, doğudadır.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi ‘’Hakkari is in the east.’’ cümlesidir.

 

CEVAP: B

 

4. ‘’Camii sağdadır.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi ‘’The mosque is on the right.’’ cümlesidir.

 

CEVAP: B

 

5. ‘’The station is on David’s right.’’ cümlesinin Türkçe çevirisi ‘’İstasyon David’in sağındadır.’’ cümlesidir.

 

CEVAP: E